Zümrüdü Anka Kuşu Gerçek Midir ?

Resim
Zümrüdü Anka Kuşu Gerçek Midir ? Zümrüdü Anka Kuşu,Zümrüdü Anka Kuşu Gerçekten Var mıdır ?,Zümrüdü Anka Efsanesi Gerçek Midir ? Zümrüdü Anka Hakkında … Zümrüdü anka veya diğer ismiyle simurg efsanevi bir kuştur pers mitolojisi kaynaklı olsada zamanla doğu mitoloji ve efsanelerinde de yer edilmiştir Senmurw(pehlevi) ve Sina-Mru(pazand),Huma Kuşu,Devlet Kuş bilinen diğer isimlerindendir.Ayrıca zaman zaman sadece anka kuşu olarak da anıldığı olmuştur.Türk Mitolojisinde karşılığı Tuğrul Kuşu’dur. Batı Kültüründe ise Phoenix adıyla anılır. Mistik Kuş Zümrüdü Anka Fars sanatında kuş şeklinde, kanatlı dev bir yaratık olarak resmedilmiştir. zaman zaman köpek başına ve aslan pençelerine sahip bir tavus kuşu olarak da resmedilmiştir. Bazen insan yüzüyle de resmedildiği Olmuştur. Bir bölümü memeli olduğu için yavrularını emzirirdi. yılanlara karşı bir düşmanlığı vardı ve yaşadığı yer fazlasıyla sulaktı. Bir Antik İran tanımında, Zümrüdü Anka, Kendisini Alevlerle kaplayana kadar 1700 yıl yaşar; …

Mide Neden Kendini Sindirmiyor ?

Mide Kendini Neden Sindirmiyor ?

Midenin kendisini sindirmemesinin sebebi

Mide, Sindirim Sistemimizin en önemli organıdır.Yemek borusundan gelir ve on iki(12) parmak bağırsağıyla bağırsaklara açılır. Şekli J harfine benzer. Mide boşken 50 ml kadardır. Gıda alımından sonra hacmi 1000-1500 ml’yi bulur ve karın boşluğunda oldukça geniş bir yer kaplamaya başlar. Gıdalar hazmedildikten sonraysa hacmi yine küçülür. Midenin elastik yapısı, hareket kolaylığı sağlayarak insanın günlük çalışmalarına engel olmayı önler ve karın boşluğu içine birçok organın rahatça yerleşmesini sağlar.
mide neden kendini sindirmiyor

Midenin hava cebi denilen yukarı kısımlarına yerleştirilmiş bir elektrikli uyarı merkezi (pacemaker) vardır. Buradan her 3-4 dakikada bir, mide duvarından aşağı kısımlarına kadar yayılan bir da bir dalgalanma (peristalizm) meydana gelir. Bu hareketler midenin boşalmasına yardım ettiği gibi, içindekinin iyi sindirilmesini de sağlar. Gıdalar mideye bir düzenle girer.
Mide,yemek borusuyla o şekilde birleştirilmiştir ki gıdalar mideye; kuyuya taş düşer gibi değil, mide duvarından kayarak inerler. Böyle olmasaydı, yuttuğumuz her lokmanın sesini karnımızda duyardık. Gıdalar mideyi yine bir düzenle terk ederler. Bu düzeni de mide kapısı(pilor) sağlar.
Midenin iç yüzünü mukoza adı verilen bir tabaka kaplar Mukoza İçinde Asit, pepsin ve mukus salgılayan bezler yer alır. Mukoza, sanki yeryüzündeki dağlar ve vadiler gibi kıvrımlar gösterir . Bu kıvrımlarla az bir sahada geniş bir mukoza vardır. Böylece sindirimi sağlayan yukarıdaki saydığımız maddelerin, yeterli miktarda salgılanması mümkün olur. Eğer bu kıvrımlar olmasaydı midenin iç yüzü küçülecek, dolayısıyla sindirim bezlerinin sayısı azalacaktı. Böylece sindirimi sağlayacak kadar salgı sağlanamayacaktı.
Mide asidi, hidroklorik asit (HCL)’dir. Yukarıda bahsettiğimiz mukoza içinde yer alan bezler tarafından salgılanır. Birçok Araştırmaya rağmen bunun nasıl meydana geldiği henüz kesin olarak bilinmemektedir. Saf mide suyunda HCL yoğunluğu PH 1* kadardır.Kandaki hidrojen iyonu,yoğunluğuna göre mide suyunda bir milyon kez fazladır.
Mukoza,kabaca “sümüksü doku” diye ifade edilebilir. Mukoza üzerine devamlı yapışarak her türlü gıdayı eriten mide salgısının,midenin kendisini eritmesine mani olur.



Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zümrüdü Anka Kuşu Gerçek Midir ?